TSK'dan son dakika açıklaması


Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Fırat Kalkanı Harekatı’nın 178’inci gününde icra edilen hava harekatı ve meydana gelen çatışmalarda 13 DEAŞ terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiğini açıkladı.


TSK, DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerinin oluşturduğu tehdidi bertaraf ederek hudut güvenliğini artırmak ve koalisyon güçlerine destek vermek maksadıyla 24 Ağustos 2016 tarihinde başlatılan ‘Fırat Kalkanı Harekatı’nın 178’inci günü 17 Şubat 2017 saat 07.00’ye kadar meydana gelen gelişmelerle ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, muhalif unsurlardan oluşan Özel Görev Kuvvet Grupları tarafından karadan ve havadan yapılan yoğun ateş desteği ile büyük ölçüde kontrol sağlanan Bab meskun mahallinin DEAŞ unsurlarından temizlenmesine yönelik harekatın devam ettiği kaydedildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki topçu ve diğer ateş destek vasıtaları ile 70 DEAŞ terör örgütü hedefine atış yapılarak, muhtemel barınma yerleri ve  silah mevzilerinin baskı altına alındığı, Hava Kuvvetlerine ait uçaklar tarafından da 7 DEAŞ terör örgütü hedefine yönelik düzenlenen hava harekatları sonucunda teröristlerce barınma maksatlı kullanıldığı değerlendirilen bina, 1 araç, 1 vinç ve 1 cephaneliğin imha edildiği belirtilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

  “Koalisyon güçleri tarafından düzenlenen hava harekatları sonucunda 1 adet bombalı araç imha edilmiştir. Yapılan topçu atışları, icra edilen hava harekatı ve meydana gelen çatışmalarda toplam 13 DEAŞ terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Terör örgütleri tarafından kullanılan ve hudut bölgemizde güvenlik riski doğuran Suriye kuzeyinde icra edilen koalisyon harekatına destek veren Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgede yaşayan sivil halkın zarar görmemesi için her türlü tedbiri almakta ve bu konuda azami hassasiyet göstermektedir.” 

Dünya devi şokta! Tutuklandı...

Samsung Başkan Yardımcısı Lee Jae-yong rüşvet suçlamasıyla tutuklandı.

Güney Kore'de teknoloji şirketi Samsung'un Başkan Yardımcısı ve veliahdı Lee Jae-yong, Devlet Başkanı Park Geun-hye'nin yetkilerinin elinden alınmasına yol açan yolsuzluk ve siyasi nüfuz skandalına yönelik soruşturma kapsamında tutuklandı.

Başkent Seul'deki Merkez Bölge Mahkemesi, Park'ın yakın dostu Choi Soon-sil ile bağlantılı vakıflara rüşvet vermekle suçlanan Lee Jae-yong hakkında tutuklama kararı verdi.

Mahkeme heyeti, Lee'nin yeni deliller ışığında tutuklanması gerektiğine karar verdi.

Savcılar, 20 gün içinde iddianameyi hazırlayacak. Lee ve Samsung, söz konusu suçlamaları reddetti.

Mahkeme, 19 Ocak'ta Lee'nin zimmetine para geçirme ve yalancı şahitlik suçlamalarıyla tutuklanması için yeterli kanıt olmadığına hükmetmişti.

Lee, 13 Şubat'ta yeniden ifadeye çağrılmış ve 22 saat boyunca özel yetkili savcılar tarafından sorgulanmıştı. Savcılar, mahkemeden Lee'nin  tutuklanmasını talep etmişti.

Lee'nin, şirketin 75 yaşındaki babasından kendisine sorunsuz devri  için Park Geun-hye ve yakın dostu Choi Soon-sil'le bağlantılı vakıflara  milyonlarca dolar yardım yaptığı iddia ediliyor. Lee, aralık ayında verdiği  ifadede daha önce meclis soruşturmasında yaptığı tanıklığı değiştirmiş, bu kez  Devlet Başkanının Choi Soon-sil'e para aktarılması için şirketi zorladığını öne  sürmüştü. Lee Jae-yong, daha önce yapılan bağışları kabul etmiş fakat şirketin  bunun karşılığında herhangi bir siyasi nüfuz sağlamadığını belirtmişti.

Choi ve kızına para aktarıldığına ilişkin suçlamaları incelemek üzere  kasım ayında Samsung'un Seul'deki şubelerine baskın düzenlenmişti.

Samsung Başkanı Lee Kun-hee’nin 2014'te geçirdiği kalp krizinin  ardından tek oğlu olan Başkan Yardımcısı Lee Jae-yong, eylül ayında şirketin  yönetim kuruluna girmişti.(Kaynak :Milliyet)

Teklifin en önemli özelliği darbesavar


Anayasa değişikliği paketinin darbe tehdidini ortadan kaldırdığını vurgulayan Kurtulmuş, “Bu anayasa teklifinin en önemli özelliği ‘darbesavar’ bir teklif olması” dedi...

Referandum sürecinde “Evet konusunda bir problem görünmüyor” diyen Kurtulmuş, CHP’nin AYM’ye gitmeme kararı için ise “CHP akıllanmış” yorumunu yaptı...


Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, dün Demirören Medya’yı ziyaret ederek, önemli mesajlar verdi. Kurtulmuş Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Meltem Demirören Oktay, Demirören Holding İcra Kurulu Üyesi Sinan Oktay, Demirören Medya İcra Kurulu Başkanı ve Milliyet Gazetesi yazarı Mehmet Soysal, Genel Yayın Koordinatörü Mete Belovacıklı, Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Yuvacan ile Milliyet ve Vatan internet siteleri yayın yönetmeni Bülent Ayanoğlu’yla bir araya geldi. “El Bab’da büyük oranda şehri bizim güçlerimiz aldı” diyen Kurtulmuş, artık tek bir ülkenin Suriye sorununu çözemeyeceğini söyledi. Terör örgütü FETÖ’nün Türkiye’de artık bir darbe yapma tehdidinin kalmadığını belirten Kurtulmuş, “Eğer 15 Temmuz başarılı olsaydı şu an İstanbul sokak sokak semt semt bölünmüş, iç savaş başlamıştı” dedi. 16 Nisan referandumu sürecinde “Evet konusunda bir problem görünmüyor” diyen Kurtulmuş, CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne gitmeme kararını da “CHP akıllanmış. Siyaset böyle yapılır” sözleriyle değerlendirdi. Kurtulmuş, ziyaretinde şunları söyledi:

‘Temkinli ilerliyoruz’

“El Bab’da büyük oranda şehri bizim güçlerimiz aldı. Ama az sayıda da olsa şehir içerisinde kalan militanlar var. Bunlar Allah korusun son bir hamleyle intihar saldırıları yapabilir ya da araç saldırıları yapabilirler. Bu yüzden kuvvetlerimiz çok temkinli şekilde ilerliyor. Büyük oranda şehir temizlenmiştir. Umut ediyoruz bütünüyle temizlenecek. El Bab çok stratejik bir nokta. En baştan beri Fırat Kalkanı operasyonuna başlarken temel amacımız şuydu; biz Suriye’de herhangi bir yeri alalım, herhangi bir toprak Türkiye’nin eline geçsin, işgal amacıyla bu yapılmadı. Türkiye’nin ulusal güvenlik stratejisinin bir parçası olarak bu operasyona başlandı. El Bab’ı da içine alan 5 bin kilometrekarelik bir alanın terör örgütlerinden temizlenmesi, oralardan Türkiye’ye gelecek olan tehditlerin sonlandırılması ve orada şehirlerin halklarının da geri dönüşünün sağlanması amaçlandı. Güzel bir örneği de Cerablus oldu. Şimdi oraya 45 bin Cerabluslu geldi. El Bab ile mesele bitmiyor. Rakka, DEAŞ’ın başkenti kendilerince. Münbiç de PYD’nin önemsediği yerlerden birisi. Bildiğiniz gibi ABD en başından bütün PYD unsurlarının Münbiç’in doğusuna geçeceğini garanti etmişti. Dolayısıyla biz o bölgede PYD/YPG güçlerinin de olmasını istemiyoruz, DEAŞ’ın da o bölgede varlığının Türkiye için bir tehdit barındırdığını görüyoruz. Dolayısıyla bu bizim tek başımıza yapacağımız bir şey değil, şartların oluşmasıyla birlikte eğer orada bir imkan çıkarsa Türkiye bu imkanı değerlendirecektir. Aynı şeyi Musul için de söylüyoruz. Rakka meselesinde şartların oluşması değerlendiriliyor. Eğer şartlar oluşursa Türkiye DEAŞ’a son nihai darbeyi vurmak için bu planın içerisinde olur. Artık şunu görmemiz lazım, Suriye sorununu hiçbir ülke tek başına çözemez. İşin kilit noktası burasıdır. ABD’nin, Rusya’nın, Doğu’nun, Batı’nın anlaması gereken nokta burası. Artık vekalet savaşları üzerinden hiçbir ülkenin Suriye’den elde edeceği bir menfaat kalmamıştır.” 

‘Kararlar tek elden verilecek’ 

“Türkiye’nin bütün siyasi kriz dönemlerine bakın, siyasetin karar alamaz noktaya gelmesinden olmuş. Mesela 1980 öncesinde 100 küsür tur cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bir sonuç çıkmamış ve onun sonucu olarak da 12 Eylül darbesi ortaya çıkmış. Yönetimde çift başlılığın anlaşamamanın getirdiği birtakım zorluklar var. Hükümetlerin kurulamadığı dönemler var. O sırada asker kafayı çıkarmış, ‘Biz buradayız’ demiş. Türkiye, 12 Eylül’e, 12 Mart’a böyle gelmiş. 28 Şubat aynı şekilde. Cumhurbaşkanı o zamaki Refah-Yol hükümetini istemediği için Türkiye bir siyasi kitlenmişlik içerisine girdi. Askerle cumhurbaşkanının işbirliği Türkiye’yi o dönem 28 Şubat gibi bir postmodern darbeyle karşı karşıya bıraktı. Aynı şey 363 milletvekili olmasına rağmen Ak Parti’ye cumhurbaşkanı seçtirilmesi, o kriz Türkiye’yi 27 Nisan’a sürükledi. Cumhurbaşkanlığı hükümet modeli bütün bu tıkanıkların önünü açabilecek bir sistem. Tek elden kararlar verilecek ve Türkiye yoluna devam edecek. Bu anayasa teklifinin bence en önemli özelliği ‘darbesavar’ bir teklif olması. Darbelere müsade etmeyen bir sistem. 1982 Anayasası güçler ayrılığı prensibi üzerine oturmuyor, güçler çatışması prensibi üzerine oturuyor. Temelde çatışmayı esas almış. ‘Tek adam’ diyenler 104’üncü maddeye baksın. Herhangi bir şekilde bir hükümet değiştirilecekse halk gidecek bir günde bunu değiştirecek. Onu kontrol edecek parlamentoyu da bir günde kuracak. Hesabı da soracak. Kastettiğimiz şey bu. Bir daha darbe teşebbüsü, 12 Mart’lar, 12 Eylül’ler vesaire olmayacak.” 

Trump’tan iki beklenti: PYD ve FETÖ

“Trump’ın verdiği demeçlerden anladığımız kadarıyla kendi yönetimi zamanında yeni bir küresel siyaset planı hazırlamış ve buna oynayacağı anlaşılıyor. Tabi en az 6 ay beklemek lazım. Türkiye ilişkileri için iki somut şey var. Birincisi, PYD meselesi. Artık ABD tek tek şehirler üzerinden de bölgesel olarak da sağdan say 5-6 bin kişi, soldan say 5-6 bin kişilik PYD ile mi işbirliği yapacaksınız, bölgenin istikrarı 80 milyonluk Türkiye ile mi işbirliği yapacaksınız? Yani nihayetinde Trump pragmatist bir adam, ticaretin içinden gelen bir adam. Sırf işadamı gözüyle dahi baksak Türkiye ile işbirliği yapması menfaatlerine daha uygun olandır. İkincisi de FETÖ meselesi. Orada da yine bir tercih yapacak. Birkaç on bin kişilik bir network FETÖ dediğiniz. Bunlar bir eşkıya çetesi, darbeci bir ihanet odağı ve Türkiye’de milletimizin kahir ekseriyetinin nefret ettiği bir örgütlenme. Onun başındaki adam Pensilvanya’da yaşıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Başından beri söylüyoruz. Empati yapsınlar. ABD’yi yıkmaya çalışan birisi gelip bizde Ankara’da, Çankaya’da bir villada otursa ne hissederdi onlar? Burada da yine pragmatist davranacaklarını düşünüyorum. Bu hukuki bir süreç biliyoruz. Ama biz Amerikan yönetiminin niyetini görmek istiyoruz. Adam Pensilvanya’da sadece inzivaya çekilmiş bir adam değil. Adam hâlâ orada uluslararası networkünü yönlendiriyor, talimatlar veriyor. Dostluk bunu durdurmayı gerektirir.” 

‘CHP bizi şaşırttı’

“CHP AYM’ye gitmeyerek bizi şaşırttı. Akıllanmışlar. Siyaset böyle yapılır. Millete gidiyoruz kardeşim, niye Anayasa Mahkemesi’ne gidiyorsun? Orada bir elin parmakları kadar yargıca soracağına burada 80 milyona soruyorsun. 80 milyon ne derse başımız gözümüz üzerine.”

‘Batı’ya göre sığınmacı meselesi Doğu sorunu’

Batıyla aramızdaki fark şu; Batı Suriye, Irak genel olarak sığınmacı meselesini Doğu sorunu olarak görüyor. Bu göçmen meselesi, askeri işgallar, iktisadi olarak toplumun geniş kesimlerinin sisteme dahil olmamasının, siyasi katılım olmadığı için ortaya çıktı. Ortadoğu, İslam coğrafyası ilerlesin gibi görmüyorlar. 
‘Bunlar Doğu, bunların birtakım sıkıntıları var, tarih boyunca başımıza bela oldular, şimdi de mülteciler üzerinden başımıza bela oluyorlar’ gibi bir bakış var. Öyle olunca da çözemiyorsunuz. Sınırlarınızı çizerek, çelikten duvarlar örerek hiçbir ülkenin kendisini küresel göç ve küresel terörden kurtarması mümkün değil. Bunu anlatmaya çalışıyoruz Batılılara, bunu görmüyorlar ama. 3 nesildir Batı’da yaşayan bir Müslüman ailenin, İslami anlamda da tırnak içinde eski nesillerin etkisi yok insanlarda, toplumun bir parçası, buna rağmen bakıyorsunuz adam DEAŞ militanı olmuş. Bunun bir izahı yok. O kadar polisiye tedbirlerle sınırlarını koruyorlar, geliyor Brüksel Havaalanını patlatıyor, Paris’te, Nice’te, Londra’da saldırı yapıyor. Batı bunun cevabını bulamıyor çünkü terörü ve göç dalgasını ortaya çıkaran nedenler üzerinde hiç durmuyor. Eğer Suriye’de açık bir şekilde siyasal katılım süreçleri desteklenmiş olsaydı, demokrasi kuvvetlenseydi, biri yer biri bakar ekonomisi olmasaydı bir paylaşımcı ekonomik düzen kurulsaydı ya da işgaller olmasaydı bunlar olmayacaktı. Bunları ortadan kaldıracak bir siyasi tasavvurları yok. O zaman iş geliyor, ‘Ya bu pis göçmenleri nerede durduracağız, kime bunun yükünü yıkacağız’a dönüyor.

‘FETÖ’nün darbe tehdidi kalmadı’

“FETÖ’nün Türkiye’de artık bir darbe yapma tehdidi, onlardan kaynaklanan bir tehdit kalmamıştır. Büyük oranda bu kırılmıştır. Ama Karlov cinayetinde de gördük ki, Harp okulları sınavlarında ilk soruyu çaldıkları zaman 1975. Adamlar 40 yılı aşkın bir süredir devletin içerisine girmiş. Çok sayıda insan tutuklanmış, çok sayıda insan hakkında da soruşturma devam ediyor. Ama hâlâ bir miktar karda yürüyüp izini belli etmemiş olanlar vardır. Çok kapsamlı bir örgütten bahsediyoruz. Böyle bir yapılanma ‘Evet biz yenildik, kenara çekilelim’ demeyecektir. Asla demez. Bunun bir faydası şu oldu, millet kenetlendi. FETÖ konusunda herkes kenetlendi. Anadolu topraklarının, Türk topraklarının tarih boyunca gördüğü en ağır ihanetti bu. Lamı cimi yok, Türkiye uçurumun kenarından döndü. Eğer 15 Temmuz başarılı olsaydı şu an İstanbul sokak sokak semt semt bölünmüş iç savaş başlamıştı. Belki birkaç sene sonra da Türkiye Suriye gibi Irak gibi dış işgale hazır hale getirilecekti. Adamların hedefi buydu. Millet tabanları yok, devlet içerisindeki adamlarından dolayı ayakta duruyorlardı. Bunu büyük oranda kaybettiler. Allah’ın izniyle milletimizin endişelenmesine gerek yok. 

‘Evet’te problem yok’

“Şu anda ‘Evet’ konusunda bir problem görünmüyor. Bu seçimden rahatlıkla evet çıkacağını görüyoruz. Kararsız bir seçmen kitlesi var. Daha kampanyanın çok başındayız. Ben ilk 10-15 gün içerisinde bu kararsız seçmenin ‘evet’e doğru hareketleneceğini düşünüyorum. Kararsız önemli bir kitle var. Bu kitlenin de ‘evet’e dönmesi ‘hayır’a dönmesinden daha kolay. Çünkü insanlar daha çok olumlu yöne dönerler. İlk 10-15 gün içinde gözle görünür ciddi bir hareketlenme olacağını düşünüyorum. Zaten iki aylık bir süre var. Ben rahat bir şekilde geçeceğini düşünüyorum. 
Kampanya sürecinde gerilim olmaz. Türkiye bir Suriye olmadıysa bir Yemen olmadıysa sandığın ortada olmasından dolayıdır. Benim kanaatim güle oynaya bir süreç yapacağız. Buna karşı herkesin dikkatli olması lazım. Terör örgütlerinin bu süreçte hareketlenmesi muhtemeldir, bunlara karşı da her türlü güvenlik tedbirini de alıyoruz. Millete rağmen anayasa değişikliği yapamazsınız. Millete rağmen darbe yaparsınız. Ama bunu sürdüremezsiniz. Kenan Paşa, rahmetli Turgut Özal’ın, Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olacağını bilseydi 104’üncü maddeyi böyle yazdırmazdı. 
Sayın Cumhurbaşkanımızın da, Başbakanımızın da kastettiği ‘Hayır veren herkes teröristtir’ değil. Söylenen şu, PKK’nın üst düzey yöneticileri bütün networküne diyor ki ‘Hayır için sonuna kadar mücadele edin.’ DHKP-C ve irili ufaklı bütün sol örgütler açıkça hayır kampnayasına destek veriyor. FETÖ bütün çevresiyle kalan gücüyle aleni şekilde hayır kampanyasına destek veriyor. Söylediğimiz bu. Türkiye düşmanı ne kadar örgüt varsa hayır kampanyasına destek veriyor. Bu laf tersinden anlatılarak yanlış bir algı operasyonuna neden oldu. Buradan kasıt terör örgütlerinin aleni şekilde hayır kampanyasına destek verdiğidir.” 
Pozitif bir kampanya olacak. ‘Kararımız Evet’ ana sloganımız olacak. Bölgesel olarak belki bazı değişiklikler olabilir. 

Bakan Kurtulmuş, Demirören Holding İcra Kurulu Üyesi Sinan Oktay, Demirören Medya İcra Kurulu Başkanı Mehmet Soysal, Genel Yayın Koordinatörü Mete Belovacıklı, Milliyet ve Vatan İnternet Siteleri Yayın Yönetmeni Bülent Ayanoğlu ve Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Yuvacan ile bir araya geldi.

Kadın kılığına giren terörist yakalandı


Iraklı güvenlik güçleri, kadın kılığına giren DEAŞ'lı teröristi Kerbela'ya saldırı hazırlığındayken yakaladı.


Daha önce PKK'lı ve PYD'li teröristlerde görmeye alışık olduğumuz kadın kılığına girme taktiği bu kez bir DEAŞ'lı teröristle karşımıza çıktı.
KADIN KILIĞINA GİRDİĞİ ANLAŞILMIYOR
Kerbela'da kadın kılığına giren DEAŞ'lı terörist şaşkınlık yarattı. Irak ordusunun tutukladığını bildirdiği terörist, kadın kılığına girdiğinde neredeyse hiç anlaşılmıyor.
DEAŞ'lı teröristin kadın kılığına girmiş hali sosyal medyada da çok konuşulanlar arasında oldu.Kaynak :Milliyet

Son dakika: Tutuklu başyaver bakın kendini nasıl savundu!


11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün FETÖ darbe girişimi soruşturması kapsamında tutuklanan Başyaveri Kurmay Albay Bekir Furkan Özdaban'ın cep telefonundan, Fethullah Gülen'in sohbetlerini izlediği belirlendi. Özdaban savunmasında telefon hattını babasının kullandığını ve yanlışlıkla bu sitelere girmiş olabileceğini öne sürdü.


FETÖ'nün KKTC ayağına yönelik soruşturmada tutuklanan, Türk Barış Kuvvetleri Alay Komutanı Özdaban'ın savcılık sorgusuna ilişkin önemli ayrıntılara ulaşıldı. 15 Temmuz'da er ve erbaşlarla birlikte tam teçhizatlı olarak mesaiye gittikleri belirlenen Özdaban savunmasında, "Komutanımız İlyas Bozkurt'un 'Rumlar saldırabilir' talimatı üzerine toplandık. Er ve erbaşlardan darbecilere destek verdiğimi söyleyen olursa, rütbelerimi kendim sökerim" dedi. Orgeneral Hulusi Akar'ın tutuklanan başyaveri Levent Türkkan'ın, kendisini FETÖ'cü olmakla suçladığı hatırlatılınca ise Bekir Furkan Özdaban, "Türkkan'la aramızda husumet var. Genelkurmay'a geldiğinde şımarıkça davranıyordu. Yasak olmasına rağmen sigara içiyordu. Ben de sık sık uyarıyordum. Bu yüzden beni hedef almıştır" dedi.
18 GÖRÜŞME YAPMIŞ
Savcılık Özdaban'ın adına kayıtlı telefon hattından sık sık internete girerek Gülen'in 'sohbet' programlarını izlediğini tespit etti. Bu tespite ilişkin ise Özdaban, "Adıma kayıtlı iki telefon hattı var. Birini eşim diğerini babam kullanıyordu. Babam 73 yaşında. 2-3 yıldır akıllı telefon kullanıyor. Yanlışlıkla izlemiş olabilir" iddiasında bulundu. Özdaban'ın aynı telefon hattından FETÖ'nün mahrem hizmetlerden sorumlu kritik isimlerle farklı tarihlerde 18 kez görüştüğü de belirlendi.
Kaynak: Sabah

Tweet (ÖZET) Krasnodar - Fenerbahçe maç sonucu: 1-0


UEFA Avrupa Ligi'nde son 32 turu ilk maçında Rus ekibi Krasnodar ile deplasmanda karşılaşan Fenerbahçe, mücadeleden 4. dakikada Victor Claesson'un attığı kafa golüyle 1-0 mağlup ayrıldı. Maça ilk 11'de başlayan Emmanuel Emenike de performansıyla büyük hayal kırıklığı yarattı.


1-0'a da şükür!

UEFA Avrupa Ligi'nde son 32 turunda Fenerbahçe, Krasnodar deplasmanından 1-0'lık mağlubiyetle ayrılarak, rövanş için dezavantajlı duruma düştü. 

Krasnodar, 4. dakikada Fenerbahçe savunmasına yakışmayacak kolaylıkta bir gol bulurken, Victor Claesson bomboş kafayı ağlara gönderdi. 

90 dakika boyunca ilk şutunu 67'de Sow'la rakip kaleye gönderen Fenerbahçe, gösterdiği performansla büyük hayal kırıklığı yarattı. 

Krasnodar ise uzun süreli maç eksiğini sadece hazırlık karşılaşmalarıyla kapatmaya çalışmasına rağmen, sağlı sollu ataklar ve agresif futbolla temsilcimizden çok daha üstün bir oyun sergiledi. 

Volkan Demirel kritik anlardaki kurtarışlarıyla kalitesini bir kez daha gösterirken, Emenike ise her zaman olduğu gibi yine büyük hayal kırıklığı yarattı. 

Maçtan dakikalar...

Krasnodar
 4. dakikada Victor Claesson'un attığı golle Fenerbahçe karşısında 1-0 öne geçti.  Ceza sahası içinde sağ çaprazda topla buluşan Francisco Wanderson, içeriye ortasını yaptı.  Bomboş pozisyondaki Claesson, kafayı iyi vurdu ve Volkan Demirel'i avladı. Fenerbahçe savunmasının Claesson'u o bölgede boş bırakmaması gerekirdi. 

20. dakikada Krasnodar bir kez daha tehlikeli geldi ancak Vitali Kaleshin, Smolov'a pası vermekte çok gecikince büyük bir gol fırsatını tepmiş oldu. Pas zamanında atılabilse Smolov; Volkan'la karşı karşıya kalacaktı. 

Volkan'dan harika kurtarış

38'de Krasnodar ikinci gole çok yaklaştı ancak Volkan Demirel harika bir kurtarışla 2-0'ı önledi. 

Tecrübeli kaleci, Vyacheslav Podberezkin'in soldan gelen ortaya bekletmeden vuruşunu köşeden çıkarmayı başardı.
 
45'te Smolov ceza alanı içinde topu aldı, rahatça döndü ve şutunu çekti ancak top farklı derecede auta gitti. Şut kaleyi bulsa Volkan'ın yapabileceği hiçbir şey yoktu. 

Fenerbahçe defansı bu tür pozisyonlarda Krasnodar'lı oyunculara çok rahat dönme ve şut atma şansı verdi.

İlk yarı 1-0 Krasnodar'ın üstünlüğüyle sona erdi. 

İkinci yarıya da hızlı başlayan Krasnodar'dı... 47'de Kaleshin'in ceza sahasının hemen dışından bomboş şutu farklı derecede auta gitti. 

İlk şut 67'de...

67'de Sow'un şutu Stanislav Kritsyuk'ta kaldı. Bu şut Fenerbahçe'nin maçtaki ilk şutuydu. 

71'de Moussa Sow ve Emenike çıkarken, Ozan ve Fernandao oyuna girdi. 

79'da sağ kanattan kullanılan kornerde Smolov zor pozisyonda vurdu, top direkten auta gitti. 

82'de Fernandao'nun sağ çaprazdan cılız şutu kalecide kaldı. 

90 dakika 1-0 Krasnodar üstünlüğüyle sona erdi. 

İki takımın maç kadroları:

Krasnodar:

Stanislav Kritsyuk - Naldo - Aleksandr Martinovich - Cristian Ramirez - Vitali Kaleshin - Yuri Gazinskiy - Vyacheslav Podberezkin - Viktor Claesson - Charles Kabore - Wanderson - Fedor Smolov    

Yedekler:

Denis Adamov - Andrey Sinitsyn - Dmitri Torbinskiy - Ilya Zhigulev - Ricardo Laborde - Joaozinho - Mauricio Pereyra   

Fenerbahçe:

Volkan Demirel - Şener Özbayraklı - Simon Kjaer - Roman Neustadter - Hasan Ali Kaldırım - Mehmet Topal - Josef de Souza - Alper Potuk - Jeremain Lens - Moussa Sow - Emmanuel Emenike 

Yedekler:

Fabiano Ribeiro - Gregory Van der Wiel - Yiğithan Güveli - İsmail Köybaşı - Ozan Tufan - Jose Fernandao - Aatif Chahechouhe

Tweet (ÖZET) Hapoel Beer Sheva - Beşiktaş maç sonucu: 1-3


UEFA Avrupa Ligi son 32 Turu'nda deplasmanda Hapoel Beer Sheva ile karşılaşan Beşiktaş, sahadan 3-1 galip ayrıldı ve tur için önemli bir avantaj elde etti. Siyah-Beyazlılar'ın gollerini Soares (Kendi kalesine), Atiba ve Cenk attı. Hapoel Beer Sheva'nın tek golünü ise Barda kaydetti. Temsilcimizin iki şutu da direkten döndü.

Fenerbahçe ve Kardemir Karabük mağlubiyetinin ardından moral arayan Beşiktaş, bu sezon evinde yenilgi yüzü görmeyen Hapoel Beer Sheva'yı, ikinci yarıda oynadığı güzel futbolla 3-1 mağlup ederek hem moral depoladı hem de mağlubiyet serisine son verdi.

Maçtan notlar şöyle;

Karşılaşmanın ilk şutu Beşikaş'tan geldi. 3. dakikada Ryan Babel'in ceza sahası dışından sert vuruşu dışarı gitti. 5. dakikada Hapoel savunması hata yaptı ve Quaresma topu kaptı. Portekizli yıldız hızla ceza sahasına ilerlerken yerde kaldı ve hakem Tzedek'e sarı kartını gösterdi.

Hapoel tehlikeli geldi

6. dakikada ev sahibi Hapoel Beer Sheva ilk etkili atağını geliştirdi. Sağ kanattan yapılan ortaya kaptan Barda kafa vuruşunu yaptı ancak Fabri topun gol olmasına izin vermedi.

Karşılaşmanın ilk 20 dakikası geride kalırken Hapoel Beer Sheva, Beşiktaş'a boş alan bırakmama amacında oldu. Beşiktaş ise orta sahada yaptığı pas hatalarıyla kalesinde pozisyonlar verdi.

Quaresma ile gole yaklaştık

34. dakikada Quaresma ile Beşiktaş gole yaklaştı. Hapoel Beer Sheva yarı alanına yerleşen Siyah-Beyazlılar, yaklaşık 2 dakika aralarında seri paslar yaptı. Ceza sahasının sağ köşesinde topla buluşan Quaresma'nın şutu üst diğerin hemen dibinden auta çıktı.

Quaresma'dan harika asist ve Cenk'ten gol!

42. dakikada gelişen Beşiktaş atağında sağ kanatta topla buluşan Ricardo Quaresma'nın harika ortasında Cenk Tosun'un şutu savunmaya çarptı ve ağlarla buluştu.

2 dakika sonra yedik

Attğımız golden sadece 2 dakika sonra Beşiktaş ceza sahası içinde karambolde top Barda'nın önünde kaldı ve skoru 1-1 yaptı.

İlk yarı 1-1 sona erdi.

İkinci yarının hemen başında Beşiktaş, Marcelo ile gole çok yaklaştı. Quaresma'nın kullandığı köşe vuruşunda Necip topu içeriye çevirdi, Marcelo'nun kafa vuruşu direkten oyun alanına geri döndü.

56. dakikada Beşiktaş'ta Tolgay'ın yarı alanda Ogu'ya kaptırdığı top sonrası Hapoel Beer Sheva gole yaklaştı. Ogu'nun sağ tarafta boş durumda bulunan Barda'ya pasında Barda ceza sahasına girdi ve çaprazdan şutunu çekti, top direğin dibinden dışarı çıktı.

Cenk'ten harika gol!

60. dakikada Beşiktaş, Hapoel beer Sheva yarı sahasına yerleşti. Babel'in Tosic'in koşuyoluna attığı pasta Sırp futbolcunun ortasını Cenk Tosun, ceza sahası içinde düzelterek vurdu ve harika bir gol atarak skoru 2-1 yaptı.

Golden sonra ev sahibi Hapoel, Beşiktaş kalesine gol aramak için pozisyona girmeye çalıştı. 70. dakikada sol kanattan yapılan ortaya Nwakaeme'nin kafa vuruşu, uzak kale direğinin yanından auta gitti. 74. dakikada Beşiktaş'ta Şenol Güneş, ilk oyuncu değişikliğini yaptı. Tolgay Arslan oyunan çıkarken yerine Talisca girdi.

Yine direğe takıldık!

79. dakikada Beşiktaş, yarı sahada topu kaptı. oyuna yeni giren taliğsca'nın ceza sahasına girmeden şutu direğe çarptı ve auta çıktı.

85. dakikada Beşiktaş organize geldi ve karşılaşmadaki 3. golüne çok yaklaştı. Cenk Tosun'un rakibine attığı şık çalımın ardından ceza sahasına çevirdiği topla buluşan Ricardo Quaresma'nın şutunu Hapoel Beer Sheva kalecisi Goresh, zorlukla çeldi.

90. dakikada Talisca  harika bier deparla ceza sahasına çok iyi girdi ve içeriye çevirdi, Atiba Hutchinson dokunuşla topu filelere gönderdi bve maçın skorunu ilan etti: 1-3

Beşiktaş, deplasmanda Hapoel Beer Sheva'yı 3-1 mağlup ederek tur için büyük avantaj yakaladı.

Maçtan notlar

Beşiktaş’ın UEFA Avrupa Ligi son 32 turunda İsrail temsilcisi Hapoel Beer-Sheva ile deplasmanda yaptığı maçta siyah-beyazlı takımın teknik direktörü Şenol Güneş, son resmi karşılaşmaya göre 3 değişiklik yaptı. Şenol Güneş, Spor Toto Süper Lig’in 20. haftasında Kardemir Karabükspor’a 2-1 mağlup olan takımın ilk 11’de görev yapan Oğuzhan Özyakup ile Anderson Talisca’yı Hapoel Beer-Sheva karşısında yedek soyundurdu.

Siyah-beyazlı takımda savunmaya dönük orta sahada Oğuzhan Özyakup’un yerine Atiba Hutchinson’nın yanında Necip Uysal görev aldı. Siyah-beyazlı formayla son olarak Ziraat Türkiye Kupası’nda Kayserispor ile deplasmanda oynanan maçta ilk 11’de görev alan Necip, 3 karşılaşma sonra bu fırsatı yeniden buldu. Anderson Talisca’nın hücuma dönük görevini ise son 32 turunun ilk maçında Tolgay Arslan yerine getirdi.

Tosic sol bekte

Türkiye Kupası’nda Fenerbahçe ile oynanan maçta gördüğü kırmızı kartın ardından 4 maç men cezası alan Dusko Tosic, UEFA Avrupa Ligi’nde oynama fırsatı buldu. Tosic, cezalı Adriano Correia’nın yokluğunda sol bekte görev aldı.

Babel ile Mitrovic ilk kez

Beşiktaş’ın devre arasında kadroya dahil ettiği ve Hapoel Beer-Sheva karşısında şans yakalayan Ryan Babel ile Matej Mitrovic, siyah-beyazlı formayla ilk Avrupa kupası maçlarına çıktı. Babel diğer maçlarda olduğu gibi orta sahanın solunda hücuma destek vermeye çalışırken, Mitrovic de Kardemir Karabükspor karşılaşmasında olduğu gibi
savunmanın göbeğinde oynadı. UEFA Şampiyonlar Ligi mücadelesi için Beşiktaş tarafından UEFA listesinde yer verilmeyen ancak Avrupa Ligi karşılaşmalarında listeye dahil
edilen Ömer Şişmanoğlu ise yedekler arasında yer aldı.

Siyah-beyazlı kulüp tarafından Avrupa kupası maçları için UEFA’ya yedek listede bildirilen Fatih Aksoy, eksik oyuncuların yokluğunda 18 kişilik kadroda kendine yer buldu.
Beşiktaş’ta ayrıca Tolga Zengin, Atınç Nukan ve Gökhan İnler de ilerleyen dakikalarda oynamak için şans bekledi.

Beşiktaşlı taraftarlar yalnız bırakmadı

Siyah-beyazlı taraftarlar da Hapoel Beer-Sheva karşısında takımlarını yalnız bırakmadı. İsrail’de yaşayan Beşiktaşlı taraftarların yanı sıra Türkiye’den gelen siyah-beyazlılar da kendilerine ayrılan bölümden takımlarına destek verdi. Hapoel Beer-Sheva taraftarları da koreografileriyle tribünlere renk kattı. Kale arkasındaki ev sahibi taraftarları, Hz. Musa’nın asasıyla Kızıldeniz’i ikiye yarmasını anlatan bir koreografi gerçekleştirdi. Koreografide İngilizce "Hiçbir şey imkansız değildir" ifadesi yer aldı.Kaynak :Fanatik

FETÖ soruşturmasının dijital hafızası TRT'de


15 Temmuz darbe girişimine ilişkin kritik önemdeki kamera kayıtları, bilgisayar imajları ve HTS dökümleri TRT’de kurulan kozmik büroda inceleniyor. Kozmik büro, 6 ayrı bölümden oluşuyor. İncelemelerde, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminde yer almış FETÖ’cüler tek tek belirleniyor


HABERTÜRK, 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yürütülen soruşturmalarda; önemli delilleri, görüntüleri, kamera kayıtlarını, bilgisayar imajlarını ve telefonlara ait HTS kayıtlarını çözmek için TRT içinde oluşturulan kozmik büroya girdi. Olağanüstü güvenlik önlemleriyle korunan büronun kapısında otomatik tüfekli polisler nöbet tutuyor. Buraya sadece yetkisi olanlar girebiliyor. Asker, savcı, polis ve siber uzmanların görev yaptığı kozmik büronun dış dünyayla teması da sınırlı.
15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsüne yönelik soruşturmalar ve teknik incelemeler tüm hızıyla sürüyor. Ankara merkezli soruşturmaların en kritik delilleri olan kamera kayıtları, bilgisayar imajları ve HTS kayıtları TRT’de kurulan özel büroda 6 aydır derinlemesine inceleniyor. HABERTÜRK, özel olarak korunan ve 24 saat gözetim altında olan kozmik büroya girdi.
ÇOK SIKI KORUNUYOR
Sıkı güvenlik önlemleriyle korunan kozmik büronun kapısında, otomatik tüfekleri olan polisler görev yapıyor. Şifreli bir kapısı bulunan kozmik büroya, sadece özel olarak yetkilendirilmiş kişiler, kendilerine verilmiş özel kartları okutarak girebiliyor. Odaya giriş yapıldıktan sonra görevli kişilerin üstü aranıyor; cep telefonları ve üzerlerindeki tüm metal eşyalar alınıyor.
DIŞ DÜNYA İLE İLETİŞİM YOK
Asker, savcı, polis, bilişim uzmanı ve siber uzmanlardan 60 kişinin görev yaptığı kozmik büronun dış dünyayla teması ve iletişimi yok. Özel eğitimli olan uzmanlar, burada günde 10 saat mesai yapıyor. Cep telefonu, ses kayıt cihazı, tablet ya da herhangi bir elektronik aygıtın sokulamadığı büroda;
FETÖ’nün özel, gizli ve şifreli sistemleri yüklediği bilgisayarlar ve veriler 6 aydır aralıksız şekilde inceleniyor. Çözülen programlar ve elde edilen veriler, soruşturmalara dayanak oluşturması açısından raporlanıp dosyalara konuluyor. 15 Temmuz darbe girişiminde; Cumhurbaşkanlığı, TBMM, MİT, Emniyet, Özel Harekât Daire Başkanlığı, Genelkurmay ve komutanlıklar ile darbecilerin gittiği tüm kamu kurumlarından elde edilen kamera kayıtları ile diğer veriler burada inceleniyor.
ÖNEMLİ VERİLERE ULAŞILDI
Kozmik büro, 6 ayrı bölümden oluşuyor ve uzmanlıklarına göre 6 komisyon görev yapıyor. Odalarda veri büyüklüğü 60 terabayta kadar ulaşan dijital deliller büyük bir titizlikle inceleniyor. Elde edilen sonuçlar savcılığa gönderiliyor. İncelemelerde, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminde yer almış FETÖ’cüler tek tek belirleniyor. Kozmik bürodaki incelemelerde darbeye karışmış ya da karışmamış kişiler konusunda önemli veriler elde edildi. Bazı yanlışlıklar, görüntü ve veri analizleri sonucunda düzeltildi.GAZETE HABERTÜRK